21 Temmuz 2011 Perşembe

Buen Camino



- Camino de Santiago -
vol.1





I really don't remember how i became a member of this group to walk 8 days in Galicia. Also, I still don't know the answer when people ask me about how was the walk.
i suffered a lot in this journey but at the same time i had so much fun. Especially my team was amazing and without them it would not have been possible for me to handle with this long way.
Everday wake up around 5 am, pack my back, and only with a coffee, walk at least 4-5 km for breakfast. End of the day, after 25-30 km trekking all your body surranded by pain and with double size feet, try to recover myself for the next day.
But besides that, views were amazing along the way and glass of wine-albariño (typical white wine from galicia which i like) was only 1€
.










my super-positive team!










everything started with Cebreiro
















its almost 6 am, weather around 10 degree and we were trying to walk.








thanks god! sunlight











altitude was very high










she was the strongest one























 Palas de Rei






seems to be happy with donut and coffee at 6 a.m






everday had a wet part









brujo








to be continued...

2 Temmuz 2011 Cumartesi

la isla bonita mallorca

Yunan adalarından sonra şimdi de İspanya'ya.
Mallorca oldukça büyük bir ada ve almanların resmen hücum ettiği bir ada. Hava alanında almanca afişler, tabelalar görmek şaşırtıcıydı.



adanın tam adı olan "palma de mallorca" biraz gezdikten sonra, size adının hakkını veriyor. 
Her yer palmiye!














Chopin burada kalmış sevdiceği George Sand ile




Chopin ziyareti sonrası kendimizi uçuruma sürüklüyoruz




manzara karşısında bir süre nutkum tutuldu




denizin sonsuza uzandığı çizgiye bakarak sangria yudumluyoruz!




adanın yolları taştan diyemiyorum. Gördüğün en düzenli, yolları kaymak gibi ada!
yollarda çer-çöpten eser yok




-kaldığım evin bahçesi-
yer Mallorca adasının  kuzeyinde bir köy. Bodrum gibi küçük bir yerdenim ama kaldığım yeri inanılmaz garipsedim. O kadar küçük, düzenli, derli toplu ve organizeydi ki şaşkınlık halim hiç geçmedi. kendimi lost dizisindeki Dharma'da hissettim. O köye dharma lakabı taktık ve adı hep öyle kaldı




The Cathedral of Santa Maria of Palma, more commonly referred to as La Seu




katedralin akşam ayrı bir havası var

1 Temmuz 2011 Cuma

Şimdi hangi adaya ?

IOS & SYROS

Mykonos ve Santorini kadar ünlü olmasalar da oldukça keyifli olan bu adalar, Mykonos ve Santorini'ye oldukça yakınlar. Ana temaları ise Huzur!


SYROS













IOS 












30 Haziran 2011 Perşembe

Santorini'de aşk başkadır...

Mykonos'dan sonra hafıza tazeleme sırası Santorini'de. Görülesi yunan adalarından benim için ilk sırada hiç kuşkusuz Santorini var!
Volkanik geçmişinin sunduğu muhteşem görüntü, doğal yapısının korunmuş olması, romantizmi damardan veren gün batımı, manzarası ve sıcakkanlı ada insanları

ada daha ayak basmadan etkiliyor 



teleferik ile tepeye, ελα!




 my hotel room's balcony



 adanın her yeri ayrı bir manzara



güneşin batışını izlemek için buluşulan köye doğru



Mamma mia filminin gün batımı sahnelerinin de çekildiği yer. Güneş batarken herkes alkış tutuyor






28 Haziran 2011 Salı

yaz geldi,ada zamanı!

eveeet! yaz geldi, Akdeniz'e inme zamanı. İstanbul'dan kurtulup Bodrum'a attım kendimi. Haftaya da Kos-Rodos rota böyle uzar gider. Hazır adalar zamanı, biraz hafıza tazeliyelim



Mykonos dedikleri

 meydan



kendisi izin vermedi ki gözlerini de çekelim 



test ettim, sokaklar baya darmış



plajı çekemedim çünkü herkes-biz de dahil-çıplak!



Paradise beach is a must!



günah adası gün batmadan başlıyor eğlenceye



ada turu



sunset & my room view








 

22 Haziran 2011 Çarşamba

That's the way it crumbles... cookie-wise



Bu günlerde modum siyah-beyaz olunca, Billy Wilder filmlerini çıkardım arşivden.
 "The Apartment" filminin bende bıraktıklarını düşündüm.Sanırım filmin sadeliği ve aralara sıkıştırılmış süslenmeden yalın ve direk verilen mesajlar

 : The mirror... it's broken.                     
 : Yes, I know. I like it that way. Makes me look the way I feel. 

ve

: Why do people have to love people anyway? 

ve

: The old payola won't work anymore...
o zaman

: That's the way it crumbles... cookie-wise

11 Haziran 2011 Cumartesi

filmler ve müzikleri

En güzel alışkanlıklarımdan biri kuşkusuz, kaydetmek! 
Nasıl yani?
İzlediğim bir filmi işaretlemek mesela.
DVD'sini alıp izlediysem, film sonrası kısa bir not alıp dvd'nin içine koyup kaldırmak, TV'de izlediysem, hemen imdb'ye girip watched list'ime eklemek, film soundtrack'lerini bulup youtube, fizy'de ayrıca oluşturduğum bir listeye eklemek.
İzlediğim contemporary art video'ları, dergi ve bloglarda yayınlanmış çarpıcı çekimleri, klipleri kaydetmek,favourite'lemek,vs,vs!
Son günlerde izlediğim filmlerden bir kaç soundtrack ve çarpıcı sahne... 



Mighty Aphrodite by Woody Allen- when you are smilling




Todo Sobre Mi Madre by Pedro Almodovar - tajabone






       Le Refuge - Louis Ronan Choisy et Isabelle Carré